yeni bir kavuşum gibi,
her seferinde kendini bulmanın ve yitirmenin hikayesi
insan olduğun yanılgısında uyuyup,
örümcek ağında uyanmak farz-ı misal
sekiz kolunun özenle hazırladığı ipeksi ışık
rüzgarla dans ederken,
için çığlık
dilin lal…
yeni bir kavuşum gibi,
her seferinde kendini bulmanın ve yitirmenin hikayesi
insan olduğun yanılgısında uyuyup,
örümcek ağında uyanmak farz-ı misal
sekiz kolunun özenle hazırladığı ipeksi ışık
rüzgarla dans ederken,
için çığlık
dilin lal…
ıssız yankı
duru su
zehir gurbet
tül sızı
hoş sada
acı su
düğüm kader
lal eza
şarap suret
aşk sena
zaruri sükut gibidir atmacayla yere en yakın duruştu uçuş
sevmek
çığlığında boğulurken
vadinin üstündeki
o en yüksek tepeden
uçurmak
teslim gibi
bir derin nefes sarhoşluğunda
bırakmak atmacayı ruhundan
taşırmak
ah'lı bir duyuştur aşk
başkacasını tatmadım
unutamadım
yazgım dedim hatta
yazıldım izine,
iz de gizime
şimdi hayal kanatın esintisi
var yüzümde
evvelin fısıldadığıydı sanki
ahir zamanlardan
yürüdüm geldim
ne zaman
ne mekan
bir AN
ardımda
ve içiçe geçtim
uçuş
bellemişim demek ki
kimselerin görmediği
es geçtiği bir filmde
bulmuştum yazgıma nefes
veren ebruyu
uyu dedi
bir ses
uyudum ve
buldum kanatlarımı
yere en yakın duruştu
Yüzün cenneti görmek iken
Saçlar neden günahkardı
Anlamadım…
Cefa dar kapıları zorlar iken
Neşe neden dışlanırdı
Anlamadım…
Aşk bu kadar kutsal iken
Aşık neden taşlanırdı
Anlamadım…
Ruh, tohuma yürür iken
Beden neden yaşlanırdı
Anlamadım…
Canbaz denge arar iken
Sırat neden oynaşırdı
Anlamadım…
Mecnun ışık peşindeyken
Leyla neden loşlaşırdı
Anlamadım…
Ölüm, hakikatle vuslat iken
Yaşam neden ağlaşırdı
Anlamadım…